Doç. Dr. Sezai AydınDOÇ. DR. SEZAİ AYDINGenel Cerrahi AnkaraİLETİŞİMMENÜ
Keloid

Keloid Nedir?

Keloid, ciltteki yaralanma, sıyrık, yapılan cerrahi işlem, dövme veya piercing gibi herhangi bir nedenle travmaya uğramış cilde karşı oluşan anormal ve aşırı doku büyümesidir.

Keloid normal yara iyileşme sürecinden farklıdır. Bu travmaya uğramış bölgelerde kabarık, sert, parlak, hassas, bazen de ağrılı lezyonlar olarak görülür.

Keloid, vücudun herhangi bir yerinde oluşabilmesine rağmen en sık kulak, göğüs, omuz ve sırtta meydana gelir. Keloid oluşumunda genetik yatkınlık, cilt tipi, yaralanmanın şiddeti, yaranın konumu gibi faktörler önemli rol oynar.

Keloid Neden Olur?

Keloid oluşumunun nedeni, tam olarak bilinmemekle birlikte ciltte yaralanmaya neden olan sıyrık, cerrahi operasyon, dövme, piercing gibi herhangi bir nedenle cilt hasarının oluşması sonucu ortaya çıkar. Bazı kişilerin keloid oluşumuna yatkın olduğu bilinmektedir.

Genetik faktörlerle ilişkili olabileceği gibi keloid oluşumuna yatkınlık gösteren kişilerde cilt tipi, hormonel durum, yaş da önemli rol oynayabilir. Keloid oluşumu ayrıca, mevcut cilt yaralanmasının enfekte olması veya düzensiz iyileşmesi durumunda daha fazla görülebilir.

Keloid Kimlerde Olur?

Keloid, herhangi bir cilt tipine sahip kişilerde görülebilir. Ancak bazı insanlar diğerine göre daha fazla keloid oluşturma eğilimindedir.

Keloide yatkın olan insanlar arasında siyah ırk ve asyalılar gibi etnik gruplarda, 10-20 yaş arası kişilerde, ailesinde keloid olanlarda, ergenlik dönemi, hamilelik veya menopoz gibi hormonel değişikliklerin olduğu durumlarda, sivilce, kesik veya cerrahi operasyon gibi cilt hasarı ve yaralanmaya sıklıkla maruz kalan kişilerde, cilt tipi olarak daha kalın ve koyu renkli ciltlerde daha sık görülmektedir.

Bir kişi keloid oluşumuna yatkın olabilir, bu durum yaralanmanın yerine, şiddetine, enfeksiyon riskine ve kişinin sağlık durumuna bağlı olarak değişebilir.

Keloid Ağrı Yapar Mı?

Keloid genellikle ağrısızdır ve çoğunlukla kozmetik olarak sorun yaratır. Ancak keloid olan bölgede hassasiyet, kaşıntı ve rahatsızlık hissi görülebilir. Nadir durumlarda keloidde ağrı ve yanma gibi semptomlar ortaya çıkabilir.

Keloid Çeşitleri Nelerdir?

Keloid genellikle tek tip olarak tariflenmekle birlikte, farklı alt tiplerinin de olabileceği düşünülmektedir.

  1. Hipertrofik Keloid: Yara bölgesinde kabarık, kalın bir doku yığını oluşturan lezyon mevcuttur. Bu da bir cilt yaralanmasından sonra ortaya çıkar.
  2. Atrofik Keloid: Cildin alt tabakalarının kaybı nedeniyle oluşur. Genellikle sivilce izi, yara izi veya yanıklardan sonra ortaya çıkar.
  3. Lineer Keloid: Belli bir yöne doğru uzanan çizgi şeklinde oluşur. Genellikle ameliyat izleri veya yara izleri nedeniyle ortaya çıkar.
  4. Keloidalis Nuchae: Sıklıkla erkeklerde ve saçlı deriye yakın ense bölgelerinde görülür.

Keloid Tedavisi Ankara

Keloid yara iyileşmesi sırasında iyileşmenin aşırı bir şekilde büyümesiyle kabarık, kalın bir yara izi oluşumuyla seyreden bir hastalıktır.

Keloid tedavisinde birçok farklı yöntem kullanılır. Ancak bu yöntemlerin hiçbiri kesin bir tedavi yöntemi olmayabilir. Bunun için ilaç tedavileri mevcuttur. Kullanılan bu ilaçlar keloid büyümesini durdurabilir veya azaltabilir (steroidler, 5-fluourourasil ve imikimot).

Keloid Tedavisi Yöntemleri Nelerdir?

  1. Kriyoterapi
  2. Lazerle Keloid Tedavisi
  3. Radyoterapi
  4. Silikon Tedavisi
  5. Keloid İlaç Tedavisi
  6. Keloid Ameliyatı
  7. Keloid İntralezyoner Steroid Tedavisi

1. Kriyoterapi

Keloidin dondurulması için kullanılan bir yöntemdir. Keloidin küçülmesine neden olabilir.

2. Lazerle Keloid Tedavisi

Lazer keloid tedavisinde kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde keloid boyutunu azaltmak ve cildin yeniden şekillenmesini sağlamak amaçlı kullanılır. Lazer tedavisinde genellikle lokal anestezi altında yapılır. Lazer ışınları ile keloidin üzerine ve cildin üst katmanlarına yavaş ve kontrollü şekilde uygulanır. Bu uygulama keloidin boyutunu azaltabilir. Tedavinin süresi keloidin büyüklüğüne ve konumuna göre değişiklik gösterir. Genellikle birkaç seans sürebilir. Tedavi başarısı kişiden kişiye farklılık gösterir. Bu tedavi sonrası keloidde yeniden büyüme görülebilir.

3. Radyoterapi

Keloidin yeniden büyümesini engellemek için kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntem genellikle cerrahi işlem sonrası kullanılır.

4. Silikon Tedavisi

Keloidin daha az belirgin hale gelmesine yardımcı olabilir. Keloid üzerine silikon uygulamak şeklindedir. Bu da keloidi daha az belirgin hale getirebilir. Keloid için uygulanacak cerrahi yöntemde ise, keloidin cerrahi olarak çıkarılmasını içerir. Cerrahi olarak çıkarıldıktan sonra keloidin tekrarlama ihtimali olacağı için cerrahi sonrası diğer yöntemlerin uygulanması keloid oluşumunun engellenmesinde yardımcı olabilir.

5. Keloid İlaç Tedavisi

Keloid tedavisinde kullanılan ilaçlar, keloidin büyümesini durdurmak veya azaltmak için uygundur. En yaygın kullanılanları kortikosteroidler, keloidin büyümesini durdurarak veya azaltarak etki ederler. Bu ilaçlar keloid içerisine ve belirli aralıklarla tekrarlanarak uygulanır. 5-fluourourasil, keloid tedavisinde kullanıldığında keloid büyümesini durdurarak veya azaltarak etki eder.

İmikimot ise keloid üzerine belirli aralıklarla uygulanır. Bu ilaçların kullanımı keloidin büyüklüğüne, konumuna ve diğer faktörlere bağlıdır. Düzenli kontrol etmek gerekir. İlaç tedavisi tek başına yeterli olmayabilir. Diğer tedaviler ile birlikte kullanıldığında daha etkilidir.

6. Keloid Ameliyatı

Keloid, cilt yüzeyinde oluşmuş bir travmanın iyileşme sürecinde aşırı büyümesi ve kalınlaşmasıdır. Tedavisinde ise cerrahi yöntem sıklıkla kullanılır. Keloid ameliyatları genellikle lokal anestezi altında yapılır. Keloid alanı sterilize edildikten sonra lokal anestezi uygulanır ve keloid etrafındaki normal doku ile birlikte keloid alanı çıkartılır.

Oluşan cerrahi alan uygun şekilde, uygun sutür materyalleri ile kapatılır. Pansuman sonrası hastaya yara iyileşmesini hızlandırıcı uygun ilaçlar reçete edilir. Keloid ameliyatı sonrasında yara bölgesinde şişlik, ağrı, hassasiyet oluşabilir. Ancak bu bulgular birkaç gün içinde azalır. Tam iyileşmesi birkaç haftayı bulabilir. Bu süre içerisinde de yara bölgesine düzenli bir şekilde bakım yapılır.

7. Keloid İntralezyoner Steroid Tedavisi

Keloid tedavisinde intralezyoner steroid tedavisi sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntem, keloid bölgesine steroid enjeksiyonu yaparak keloidin büyümesini durdurmayı veya azaltmayı amaçlar.

Poliklinik şartlarında keloid bölgesini sterilize ettikten sonrasında keloid içerisine yapılan steroid enjeksiyonuyla keloidin büyümesinin durdurulması veya küçülmesi amaçlanır. Bu tedavi genellikle belirli periyotlarla uygulanır. Uygulanacak tedavi keloidin boyutuna ve şiddetine bağlı olarak değişebilir.

Tedavi süresince mutlaka düzenli kontroller yapılmalıdır. Bu işlem sırasında en sık görülen yan etkiler arasında ağrı, şişlik, renk değişikliği, ciltte incelme gibi bulgular görülebilir. Bu etkiler geçicidir. Tedavi bittikten sonra ortadan kalkar. Steroid tedavisi etkili bir yöntem olmakla birlikte bu tedavinin başarısı keloidin boyutuna, şekline ve hastanın bireysel özelliklerine bağlıdır.

Keloid Tedavisi Fiyatları Nelerdir?

Keloid tedavisinde uygulanan birçok farklı yöntem bulunmaktadır. Uygulanan yöntem keloidin lokalizasyonuna, büyüklüğüne göre farklılık göstermektedir. Bu nedenle uygulanan tedavi fiyatları da farklılık göstermektedir. Bu tedaviler tek tek ya da birlikte kullanılabilir.

Keloid İçin Hangi Doktora Gidilir?

Keloid tedavisi için dermatoloji, genel cerrahi ve plastik cerrahi tarafından bu tedavi yöntemleri başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.

Keloid Kendiliğinden Geçer Mi?

Genellikle keloidler kendiliğinden geçmezler. Deride oluşan bir travma sonrası normalden daha fazla kolajen üretimi nedeniyle aşırı doku büyümesidir. Bu nedenle keloidler genellikle kalıcıdır. Bu nedenle zamanla küçülmezler ve kaybolmazlar. Ancak bazı durumlarda keloidler, bazı kişilerde zamanla küçülebilir veya rengi daha az belirgin hale gelebilir.

Keloid İle Karıştırılabilecek Hastalıklar Nelerdir?

Keloid oluşan cilt travması sonucu görülen aşırı iyileşme dokusudur. Keloidle karışabilecek hastalıklar ise sıklıkla hipertrofik skarlardır. Bunlar; keloidlere göre daha küçük ve daha yaygın olarak görülürler.

Akne skarları: Sivilce veya akne skarları da keloide benzer şekilde görünüm verebilirler. Ancak keloide göre daha küçük ve cilt yüzeyinden daha düz olarak görülürler.

Dermatofibromlar: Kahverengi veya siyah renge sahip kabarık lezyonlardır. Genellikle keloide göre daha küçük ve daha serttir. Bazı durumlarda da cilt yaralanmasına maruz kalan kişilerde reaksiyon ortaya çıkabilir. Bu reaksiyon keloidlere benzer ancak daha küçük ve daha az belirgindir.

Soru Sor Formu
Güncelleme Tarihi: 16.03.2023
Doç. Dr. Sezai Aydın
Editör
Doç. Dr. Sezai Aydın
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.
Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.
Doç. Dr. Sezai AydınDoç. Dr. Sezai AydınGenel Cerrahi Ankara
0530 176 7069